Apartman ve site yaşamında en çok tartışma konusu olan başlıklardan biri aidat bedelleridir. Özellikle ekonomik dalgalanmaların yoğun olduğu dönemlerde kat maliklerinin aklındaki temel soru şudur: aidat artışı yasal sınır var mı? Bu sorunun yanıtı hem Kat Mülkiyeti Kanunu hem de site yönetim planı çerçevesinde değerlendirilmelidir. Aidat, ortak alan giderlerinin karşılanması amacıyla toplanan bir bedeldir ve keyfi şekilde belirlenemez. Ancak her yıl belirli bir yüzdeyle otomatik artış yapılmasını zorunlu kılan sabit bir oran da mevzuatta açıkça yazmamaktadır.
Bu yazılara da göz atabilirsiniz.
Apatman ve Site Yöneticisi Olmak Zorunlu Mu?
Tüm Yönleriyle Apartman ve Site Yöneticiliği
Aidat artışlarının hukuka uygun olması için şeffaf, belgeli ve karar defterine işlenmiş olması gerekir. Giderlerin artması, yeni bakım ihtiyaçlarının doğması veya asgari ücret gibi kalemlerde yükseliş olması durumunda aidatların güncellenmesi doğal bir süreçtir. Ancak bu güncellemenin usule uygun yapılması zorunludur.
Aidat zammı, apartman veya site yönetiminin tek başına aldığı bir kararla belirlenmez. Esas yetki kat malikleri kuruluna aittir. Kat malikleri kurulu, yılda en az bir kez olağan toplantı yaparak bütçe planını görüşür ve o yıl için uygulanacak aidat tutarını karara bağlar. Yönetim kurulu veya profesyonel yönetim firması ise bu karar doğrultusunda uygulamayı gerçekleştirir.
Toplantıda alınan kararın geçerli olabilmesi için:
Yeterli çoğunluğun sağlanması,
Toplantı tutanağının düzenlenmesi,
Kararın karar defterine işlenmesi,
Kat maliklerine duyurulması gerekir.
Eğer yönetim planında özel bir artış yöntemi belirtilmişse (örneğin her yıl TÜFE oranında artış gibi), bu hüküm bağlayıcıdır. Ancak yönetim planında böyle bir düzenleme yoksa, artış oranı toplantıda belirlenir.
Kat Mülkiyeti Kanunu’nda aidat artışına ilişkin sabit bir yüzde sınırı yer almaz. Yani kanun doğrudan “en fazla şu kadar zam yapılabilir” şeklinde bir oran koymaz. Bu nedenle kamuoyunda sıkça merak edilen aidat artışı yasal sınır konusu, kira artış oranları ile karıştırılmamalıdır. Kira artışında uygulanan yasal oranlar aidatlar için geçerli değildir.
Ancak bu durum, sınırsız artış yapılabileceği anlamına gelmez. Artışın makul, belgeli ve gerçek giderlere dayanması gerekir. Örneğin şu kalemlerde artış olması aidatın yükselmesini gerektirebilir:
Güvenlik personeli maaşları
Temizlik ve bakım hizmetleri
Asansör bakım sözleşmeleri
Ortak alan elektrik ve su giderleri
Sigorta ve teknik servis ücretleri
Dolayısıyla artış oranı değil, artışın gerekçesi hukuki denetime tabidir.
Site yönetimi tek başına ve kurul kararı olmadan keyfi zam yapamaz. Yönetimin görevi, bütçe taslağını hazırlamak ve kat maliklerine sunmaktır. Karar alma yetkisi kurulundur. Eğer yönetim kurul kararı olmaksızın aidat bedelini artırırsa, bu işlem hukuka aykırı kabul edilir.
Keyfi artış durumunda kat malikleri:
Kararın iptali için dava açabilir,
Ödemeyi ihtirazı kayıtla yapabilir,
Denetçi veya yönetim değişikliği talep edebilir.
Özellikle yüksek oranlı ve gerekçesiz artışlarda mahkemeler, kararın iptaline hükmedebilmektedir.
Ortak alanlarda yapılacak büyük çaplı yenileme, güçlendirme veya yatırım giderleri her zaman aylık aidata yansıtılmak zorunda değildir. Bu tür harcamalar genellikle “ek ödeme” ya da “demirbaş gideri” olarak ayrı bir kalemde toplanır. Örneğin:
Çatı yenilemesi
Mantolama
Asansör değişimi
Otopark düzenlemesi
Bu harcamalar için ayrıca kurul kararı alınması gerekir. Karar olmadan yapılan tahsilatlar hukuki uyuşmazlık doğurabilir.
Evet, kat malikleri aidat artışına karşı dava açabilir. Kat Mülkiyeti Kanunu’na göre, toplantıda alınan kararlara karşı bir ay içinde sulh hukuk mahkemesinde iptal davası açılabilir. Mahkeme, artışın gerekçesini, bütçe kalemlerini ve karar sürecini inceler.
Eğer artışın makul ve belgeli olduğu tespit edilirse karar geçerli sayılır. Ancak keyfi, usulsüz veya çoğunluk sağlanmadan alınmış bir karar varsa iptal edilebilir. Bu nedenle aidat belirleme sürecinin hukuka uygun yürütülmesi hem yönetim hem de kat malikleri açısından önem taşır.
Aidat artışlarında sabit bir oran bulunmamakla birlikte artışın mutlaka yasal prosedürlere uygun, şeffaf ve gider temelli olması gerekir; profesyonel yönetim anlayışıyla hareket eden 2M Yönetim, bu süreci hem mevzuata uygun hem de kat maliklerinin haklarını gözeterek yürütmektedir.
Bu yazı 12.03.2026 tarihinde yayına alınmıştır.